Turizmdebusabah - 08.01.2014
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'un "Kızlı erkekli" söylemiyle gündemin üst sıralarına çıkan kiralık evler, turizme de sirayet etti. Ülkede yeni yeni gelişmeye başlayan ev turizmi de gündemden etkilendi.

Radikal gazetesi köşe yazarı Jale Özgentürk, bugünki yazısında ev turizmine ve TÜRSAB bünyesinde kurulan Ev Komitesi'nin başkanı Mücella Tarhan'a yer verdi.

Röportajdan detaylar şöyle:

"Türkiye'de henüz yasal bir tanıma kavuşamayan ve kayıt dışı olan ev turizmi dünyada 95 milyar dolar ciroya sahip. Avrupa'da yılda yaklaşık 42 milyon turist otel yerine evde konaklamayı tercih ediyor. Ve Ev turizmi Türkiye'de de kurumsallaşıyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) bünyesinde kurulan Ev Komitesi'nin başkanlığını da 26 yıldır ev turizmiyle uğraşan Mücella Tarhan yapıyor.

Tarhan'la hem özellikle İstanbul'da yükselen ev turizmi trendini, hem de sektörün geleceğini konuştuk:

Ev turizmi nedir? Pansiyonculuktan farklı bir kavram mı?

İkisi tamamen farklı kavramlar. Ev pansiyonculuğunda bir hizmet vermek zorundasınız. Bir nevi otel işletmecisi gibi. Ev turizmi ise çok farklı. Burada sadece evi veriyorsunuz, her şeyi kendileri yapıyor.

Kiralama bütün sahil şeritlerinde yaygın. Bodrum bölgesinde 10 bin ev pazarlanıyor. Rakam belli değil ama tüm evleri düşünürsek 1,5 milyonu bulur.

Kamuoyu bu sektörün büyüklüğünü "kızlı erkekli evler" tartışmasıyla öğrendi. O süreçte neler yaşandı?

Olay daha çok siyasiydi. Ancak turizm çok büyük zarar gördü. Polisi, belediyesi, SGK'sı altı yedi kişinin gelip bu evlerde fuhuş yapılıyor deyip, turistleri sokağa atmaları son derece kötüydü. İletişim çağındayız. Bu olaylar anında yayılıyor.

Sektörün bir düzenlemesi var mı? Yoksa tamamen kayıt dışı mı?

Yıllardır bir düzenleme yapılması için uğraşıyoruz. Dayandığı bir düzenleme yok. Yasası yok. Yasası olmayan bir şeyin kaçak olması da anlamsız. Ama kayıt dışı bir sektör.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le görüşecektiniz. Ne oldu?

Görüşemedik. Hareketli günler geçiriyor Türkiye. Çok ciddi bir vergi kaybı var bu alanda. Yıllık 20 milyar TL gibi bir kayıp söz konusu. Dağın görünen ucu gibi. Maliye'nin gözünün önünden geçip, vergisini alamadığı bir rakam bu. Bir yandan da yok edilmeye çalışılıyor. Bunun altyapısı oluşturulsa, önü açılsa bu rakam çok daha büyüyecek. Bu imkan tanındığında bu işi ürke korka, gizli saklı yapmak istemeyen çok insan var. Evler kayıt altına alınırsa hiçbir sorun kalmaz.

Şikayet edenlerin başını otelciler çekiyordu. Neden karşılar?

Dünyada trend buraya gidiyor. Ama biz otelcilere rakip olmak istemiyoruz. Pastadan pay almak istemiyoruz, pastayı büyütmek istiyoruz. Gelmeyen turisti getirme çabasındayız. Avrupa'da öyle bir kitle var ki siz onu mümkün değil otelde konaklatamazsınız. O insan evde kalmak istiyor, bakkaldan alışveriş yapmak istiyor. O kültürel alışverişi yapmak istiyor. Kentin parçası gibi yaşamak istiyor. Otellerden farklı olan bu... Siz bu evleri kapattığınızda bu müşteri buraya gelmeyecek."