TÜRSAB - 14.10.2012

Ev turizmi ucuz tatil ihtiyacıyla başladı.

“Ev turizmine başladığımızda Türkiye’de yatak kapasitesi yetersizdi, daha doğrusu otel yoktu. İnsanlar Avrupa’dan araçlarına binip, ucuz tatil yapmak istedikleri için evlerde kalmayı seçiyorlardı. Giderek Türkiye’de turizm gelişti, anlayışlar değişti, oteller açıldı ve tur operatörlüğü sistemi geldi. Avrupa’da olduğu gibi burada da ev turizmi dibe vurdu. İnsanlar tatil paketleri alıp, ne kadar harcayacaklarını bildikleri bir tatili tercih etmeye başladılar.

Herşeyin kendi zıddını doğurduğu gibi, ucuz tatil segmentindeki ev turizmi kişiye özel hizmet şekline dönüştü. İnsanların özgürce tatil yaptıkları, nerede ne yiyeceklerine karar verdikleri, zamanlarını diledikleri gibi planladıkları bir tatil trendi olarak yeniden yükselişe geçti. Her 4 kişiden biri ev turizmini seçiyor.

Segmentin yükselişiyle TUİ gibi Avrupa’daki büyük tur operatörleriyle çalışmaya başladık. Avrupa’da 19.6 milyar Euro cirosu olan bir segment bu. Her 4 kişiden birisi tatilini ev turizmi şeklinde geçiriyor. Toplam 42 milyon kişi bu şekilde tatil yapıyor. Almanya, Avrupa’da turist ambarıdır. Almanya’da yaklaşık 12 milyon kişi, tatilini deniz-kum-güneş üçlüsünün uzağında bağ evleri, çiftlik evlerinde doğayla birlikte geçirmeyi tercih ediyor. Öncelikle ev turizminin farklı bir içeriği olduğunu kavramımız lazım. Ev turizmi, insanların gidip inek sağdıkları, koyunlarla dolaştıkları, yumurtaları tavuğun altından topladıkları, atlarla dolaştıkları, çocuklarının samanlıklarda yattıkları özgün bir tatil şekli. Bizde bu konudaki örnekler az.

Talep var, arz yetersiz aslında Türkiye’de evini dağ ve yayla turizmine açan çok az insan var. Talep var, arz yok. Bu konudaki bir takım girişimler olsa da yetersiz. Kırsal turizm yapan, bölgesini kalkındırmaya çalışan pek çok insan var. Bunlarla ilişkiye geçip standartları oluşturmaya çalışıyoruz. Yabancılar evlerin kalitesini değiştirdi .Avrupa'ya tatil konutu pazarlıyor olmamız her evi sunacağımız anlamına gelmiyor. Biz, tam korunaklı, yarı korunaklı, aileye özel havuzlu, ortak havuzlu evleri sunuyoruz. Evleri gidip inceliyor, kriterlere uygunsa portföyümüze alıyoruz. 26 yıllık tecrübemize dayanarak söyleyebilirim ki; bizdeki evler, Avrupa'daki standartlara uygun değil. Orta Avrupa’nın temizlik anlayışıyla bizim temizlik anlayışımız farklı.o nedenle çon ince eleyip sık dokuyoruz. Bu işe başlarken emeklilerin evlerini kiraya verirdik. Bizde yazlık ev anlayışı farklı. Eskiler toplanır, tatil evine yerleştirilirdi. Yabancıların ev almasıyla Türkiye’de ev standartları değişti. Kaş, Kalkan’da müteahhitler artık, daha nasıl güzel ev yaparız telaşındalar. Vergi ödemeden gidiyorlar, kaçak büyük Türkiye’de olay henüz kayıt dışı. İngiliz buradaki evini bazı portallar üzerinden kiraya veriyor.

Kendisi İngilterede, kiraladığı ev Türkiye'de. Hollanda'dan veya başka bir ülkeden birine evini kiralıyor, oysa açtığı hesap başka bir ükede. Para o ülkeye gidiyor. Ne kendi ülkesine, ne de hizmetin verildiği Türkiye’ye faydası var. İnsanlar gelip burada konaklıyor, yörenin suyunu, kanalizasyonu kullanıp, pisliğini bırakıp gidiyorlar. Bu evler ortalama haftalık 1500-2000 pound arasında kiralanıyor. Yaz sezonunda 20 hafta kiralasa 40 bin pound ediyor,yani 120 bin TL kazanıyorlar. Beş kuruş vergi ödemeden gidiyorlar. Kimlik bildirimlerinde de sorun var Bakanlıkta ikinci konutlara yönelik bir çalışma var. Biz de maliyeyi biraz daha bilinçlendirme ve bilgilendirme, neyin, nerede, nasıl takip edileceği konusunda çalışıyoruz. Bu pazarda 10 bin ikinci konut olduğu söylense de, sadece Bodrum’da o kadar ev kiralanıyor, söz edilen rakamlar gerçeği yansıtmıyor. İnşaat sektöründe olan insanlar bir anda turizme soyunuyor. Bu işin alt yapısının olmaması, kontrolünün olmaması insanları teşvik ediyor, vergisiz gelir kaynağı sonuçta, niye yapmasınlar ki?..

Avrupa’da bu sistem iyi işliyor. Türkiye’de beyana dayalı. Evimizde üç kişi konakladı deyince, üç kişi kabul ediliyor. Halbuki bu iş seyahat acentası üzerinden geçtiğinde maliyenin elinde çapraz bir kontrol mekanizması olur. Ya da bir yere kayıtlı olduğunda kim gelmiş, kim gitmiş kontrol etme şansı olur. Bir yerde konakladığınızda 1774 nolu yasa gereği, kimlik bildirimi yapılması lazım. Emlakçı üzerinden yapılan kiralamalarda kimlik bildirme zorunluluğu yok. Yasal düzenlemlerle bu ayarlanabilir. Acenta olmadan bu iş olmaz. Çünkü sonuçta bir hafta evde konaklatıyorsunuz. Her türlü konaklama 1618 sayılı acentalar yasasının içine girer. İlk olarak Türkiye’de ev turizminin varlığını kabul ettirmemiz lazım.