Milliyet Business - 27.03.2005

Milliyet Business – 27 Mart 2005

DİLEK TAŞ dtas@milliyet.com.tr
Yine 'vatanı satmaya' hazırlanıyor
12 Eylül'den sonra Türkiye'den kaçan Müfit Tarhan, Almanya'da Nazar Turizm'i kurmuş, 360 milyon mark ciroya ulaşan şirketini Almanlar'a satmıştı. Türkiye'ye en çok turist getiren şirketin sahibi olan Tarhan, o dönem, kendisi ile yapılan bir röportajda, işini 'Türkiye'yi satmak' olarak açıklamıştı. Şimdi ticari anlamda gerçekten Türkiye'yi satmaya hazırlanıyor

Medya, Müfit Tarhan'ı ilk olarak 1980'li yılların sonunda, Nokta Dergisi'ne verdiği röportajla tanıdı. O yıllarda Almanya'dan Türkiye'ye en fazla turist taşıyan ikinci seyahat acentası olan Nazar Turizm'in kurucusu olan Tarhan'ın, dergi muhabirinin 'Ne iş yapıyorsunuz?' sorusuna verdiği 'Vatanı satıyorum' yanıtı haftalarca akıllardan silinmedi. Muhabir, 'Nasıl?' diye sorduğunda verdiği yanıt da şuydu: "Haftada bin 500 marka yabancılara mülk kiralıyorum."
Yanıtından da anlaşılacağı gibi, Tarhan'ın o dönem yaptığı iş aslında 'satmak' da değil kiralamaydı. Ama şimdi mülk kiralamıyor, ticari anlamda gerçekten satıyor. Yabancıların Türkiye'de ev, arazi ve arsa almaları, son dönemin gündem konularından biri. Türkiye'de bazı kesimler, bu işi gerçekten 'Türkiye'nin 'parça parça' (veya arsa arsa) satılması' olarak yorumluyor. Tarhan'ın 'satıyorum' ifadesi de bu görüşe nazire...
Tarhan, 1980'li yıllarda, Türkiye'de çok fazla otel olmadığı için yurtdışında çalışan Türk işçilerin yazlıklarını yabancılara kiralayarak turizme girmişti. Şirketi Nazar Turizm'i 1992 yılında Almanlar'a sattıktan sonra bir süre 'sahneden' çekildi. Ancak şimdi, kendi deyimi ile yine 'vatanı satmaya' hazırlanıyor.

'Atıl potansiyeli gördüm'
Avrupa'da önemli bir gayrimenkul portföyüne sahip olan Interhome'un Türkiye temsilciliği ve üç ortakla birlikte İzmir'de faaliyet gösterecek 'Meavilla' firmaları ile emlak işine yeniden giriyor. Hedef yabancılara Türkiye'de ev, arsa pazarlamak!
Tarhan, emlak kiralama veya satışına ilgisini, özellikle Ege ve güney sahillerinin otelcilik anlamında doyması ile birlikte bölgede kullanılmayan yazlıklarda gördüğü potansiyelle açıklıyor.
Avrupalı turistin fiyat avantajından dolayı çok tercih ettiği 'herşey dahil' sisteminden yavaş yavaş sıkılmaya başladığını söyleyen Tarhan, "Dünya turizm trendleri, bir otelde kalmaktan çok, eskiden olduğu gibi ailesiyle birlikte yazlık bir ev kiralama ya da satın almaya doğru kayıyor. Türkiye sahillerinde çok ciddi bir atıl potansiyel var. Avrupa'daki turist organize turizmden bıkmış. Şimdi kendi olanaklarıyla seyahat etmek istiyor. Bu nedenle konut alım - satım işine girdim" diyor.

'Heybeliada kadar bile değil'
Yabancılara mülk satışı ile ilgili 4916 sayılı Yasa'nın 19'uncu maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali ile ilgili gelişmeleri değerlendiren Tarhan, "Yabancılara satılan mülk, çok fazla sanılıyor. Toplamı 4 bin 420 dönüm. Heybeliada büyüklüğünde bile değil. Yurtdışında yabancılara satılan mülk ile Türkiye'de satılanları karşılaştırdığınızda konunun boşuna abartıldığını görüyoruz. Vatan satılıyor mantığı ile bakarsanız İspanya Almanlar'ın eline geçmiş sonucu çıkar. Alman Dışişleri, diplomatlara bir ülkede en fazla 3 - 4 yıl görev süresi tanıyor. Bunun nedeni ülke ile sempati düzeyinde ilişki kurmasını engellemek. Çünkü biliyorlar ki özellikle de Almanlarla Türkler çok çabuk kaynaşabiliyorlar. Türkiye'ye gelen bir Alman bir hafta tatil yaptığında bile burada ev almaya karar verebiliyor. İşte bizim bunları engelleyen bakış açışını yıkmamız lazım" diyor.